image/svg+xml
image/svg+xml

Sınavların Tarihçesi: Eski Çağlardan Bugüne Öğrenci Halleri


 Sınav haftası geldiğinde hepimiz aynı telaşa kapılırız: "Yetişmeyecek!", "Keşke daha erken başlasaydım!" Peki hiç merak ettiniz mi, acaba bundan yüzyıllar önce de öğrenciler aynı dertlerden mustarip miydi? Mesela Antik Çin’de bir öğrenci, imparatorluk sınavına son gün mü çalışıyordu? Ya da Orta Çağ’da bir üniversiteli, sabaha kadar mum ışığında mı kitap okuyordu? Gelin, sınavın tarihini biraz sohbet ederek keşfedelim.

Antik Çağ: İlk Sınavlar ve Ezberin Gücü

 Düşünsenize, MÖ 2000’lerde Çin’de yaşıyorsunuz ve devlet memuru olmak istiyorsunuz. Önünüzde koskoca bir "İmparatorluk Sınavı" var ve bu sınav günlerce sürüyor! Konfüçyüs’ün yazılarını ezberlemeniz, şiir yazabilmeniz ve devlet yönetimi hakkında saatlerce kompozisyon yazmanız gerekiyor. Şimdiki öğrenciler iki saatlik sınavlara şikâyet ediyor ama o zamanlar insanlar günlerce sınava giriyordu. Acaba o dönemde de son dakikaya bırakanlar vardı? Kesinlikle! Tarih boyunca öğrenci psikolojisi hiç değişmemiş.

Antik Yunan’da ise işler biraz daha felsefiydi. Sokrates, öğrencilerine sorular sorarak onları düşündürürdü. Sözlü sınavlar vardı ve doğaçlama cevap vermek önemliydi. Tabii o zamanlar not almak için balmumu tabletler kullanılıyordu. Muhtemelen bazı öğrenciler, "Hocam, bir soruyu daha sorar mısınız?" diye yalvarıyordu!



Orta Çağ: Disputatio’lar ve Medrese Sınavları

 Orta Çağ’a geldiğimizde, Avrupa’da üniversiteler yükselişe geçti. Öğrenciler, "disputatio" adı verilen tartışma sınavlarına giriyordu. Bir konu verilir, öğrencinin argüman üretmesi beklenirdi. Kitaplar çok değerli olduğu için her şeyi ezberlemek gerekiyordu. Mum ışığında sabahlayıp son gece çalışan öğrenciler, eminim ki "Keşke daha erken başlasaydım" diye hayıflanıyordu.

Osmanlı’da ise medrese sisteminde "mülazemet" denilen sınavlar vardı. Öğrenciler hocalarının karşısında sözlü imtihan verirdi. "İcazetname" almak yıllar sürerdi. Acaba o zamanlar da hocalara yalvaran, "Hocam, bir şans daha!" diyen öğrenciler var mıydı? Sanırım evet!



Sanayi Devrimi: Test Sisteminin Doğuşu ve Kâğıt Sınavlar

 19. yüzyılda eğitim kitleselleşti ve standart sınavlar ortaya çıktı. Artık herkese aynı sorular soruluyordu. 1914’te ilk çoktan seçmeli sınav icat edildiğinde, öğrenciler muhtemelen "Bu ne ya? Sözlü olsa daha iyiydi!" diye söylenmişlerdir. Kâğıt sınavlar yaygınlaştıkça, kopya çekme yöntemleri de gelişti. Eskiden küçük kağıtlara not alınırken, şimdi teknoloji sayesinde "akıllı saat" kopyaları devreye girdi!

Teknoloji Çağı: Sınavlar Artık Dijital!

 Bugün elimizde inanılmaz imkânlar var: Online dersler, YouTube’dan konu anlatımları, Quizlet gibi uygulamalarla flashcard hazırlama kolaylığı… Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var: Dikkat dağıtan sosyal medya, sınav anında Wi-Fi’nin kesilme korkusu, yapay zekâ destekli kopya tespit sistemleri! Eskiden sadece hocanın keskin gözlerinden korkulurdu, şimdi yazılımlar da öğrencileri takip ediyor.



Değişmeyen Gerçek: Tembellik ve Pişmanlık

 İster Antik Çin’de olun, ister 21. yüzyılda, öğrenci psikolojisi asla değişmiyor. Hepimiz sınav öncesi o mucizevi gecede, "Keşke zamanı daha iyi kullansaydım" diyoruz. Demek ki tarih bize bir şey öğretiyor: Ertelemeyin, planlı çalışın!

Peki sizce gelecekte sınavlar nasıl olacak? Beyin çipleri mi, hologram hocalar mı, yoksa tamamen yapay zekâ tarafından hazırlanan kişiye özel sınavlar mı? 

Yazar: Buse Saraç (Tapu ve Kadastro 2. Sınıf Öğrencisi)